Çünkü biz ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİĞİN KURBANI OLDUK…
Artık her şey öğrenilmiş çaresizliğe dönüştü. Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin geçmişteki deneyimleri ve başarısız sonuçlarla karşılaşması durumunda ortaya çıkan bir ruh halidir. Bu ruh hali, süreklilik gösteren stresli durumlar gelişerek kişinin kendini etkisiz hissetmesine neden olur. Dolayısıyla kişi, çaresizlik hissettiği durumlar karşısında istese de başarı elde edemeyeceğini düşünerek hareketsiz kalma eğilimi gösterebilir.

Artık her şey öğrenilmiş çaresizliğe dönüştü.
Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin geçmişteki deneyimleri ve başarısız sonuçlarla karşılaşması durumunda ortaya çıkan bir ruh halidir. Bu ruh hali, süreklilik gösteren stresli durumlar gelişerek kişinin kendini etkisiz hissetmesine neden olur. Dolayısıyla kişi, çaresizlik hissettiği durumlar karşısında istese de başarı elde edemeyeceğini düşünerek hareketsiz kalma eğilimi gösterebilir.
KKTC vatandaşını bu psikoza sokanharika bir psikolojik baskı yöntemi.
Neden mi?
Kendi iradesini ve kendi kaderini belirleyebilme yetisi yıllarca uygulanan illegal ve usulsüz yöntemlerle elinden alınmasının neticesidir.
Nedir bu illegal ve usulsüz yöntemler?
Sağlam zemine oturtulmamış yasal mevzuatlar ve bu mevzuatlara bağlı cezai muayedeler, keskin bir şekilde belirlenmediği için tüm imtiyaz seçilmiş ya da atanmış kukla idarecinin elinde toplum menfaati yerine bireysel menfaatler için kullanılmasına zemin hazırlanmıştır.
15 Kasım 1983 den bugüne geçen 42 senede ülkede değişmeyen şey iktidar ve hükümetlerin siyasetten nemalanma çabaları ve buna karşı vatandaşta oluşturdukları ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK psikolojisi.
Yıllarca mücadele veren liyakat sahibi gençler başarıları ile değil, kimin yanında yer aldıklarına bakılarak iş ve makam sahibi oluyorlar.
Yıllarca tarım ve hayvancılıkla ailesini geçindiren tüm yatırımını üstünden ekmek yediği toprağa ve hayvana yatıran Hasan dayı seçimlerde doğru kararı veremezse vay haline.
Yatırım yapmak için girişimde bulunan genç Barın ya da Neriman birilerinin koltuğunun altına girmez ve davetlere icabet etmez ise hiç kusura bakmasın sadece girişimde bulunur.
Tüm hayalini bir iş açmaya kurmuş bunun için ailenin tüm yatırımını, bankadan kredilerini çekmiş Hakan kimseden destek sözü alamamışsa kendi kaderine mahkûm kalıp mazbatalarla mücadele vermek zorunda kalır.
Hayali öğretmen olmak olan Nazan babasının ya da annesinin bir partide sağlam tanıdık ve bir teşkilatta görev almış sözü geçen bir aile büyüğü yoksa 30’lu yaşlarına kadar geçici öğretmen o da şansı varsa mücadele ile geçirecek hayatını.
Kısacası bu memlekette siyasetin alıştırdığı ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK birilerine biat etmedikçe ne hakkını hakkınla alabilirsin nede bir makama asaletinle gelebilirsin.
Bu kokuşmuş düzenin oluşturduğu kaoslar bir çırpıda yazılacak gibi değil, neresinden tutsan elinde kalan bir anlayış ile yönetilmekte ve bu yönetim şekline alışmamız oluşturdukları çaresizlikle kabullendirilmek istenmekte.
SANAYİ ARSALARI, DEVLET EMLAĞIN DEĞERLİ ARAZİLERİ, DEVLETE AİT TARIM ARAZİLERİ, HÜKÜMETLERE BAĞLI KURUMLARDA Kİ MAKAMLAR, DEVLET BANKALARININ KREDİLERİ, SİYASİ ERKE BAĞLI MANDIRALAR, BAKANLIKLARA BAĞLI EMLAKLAR BUDA YETMEDİ SAHTE DİPLOMALAR, VATANDAŞLIKLAR,
PEŞKEŞİN RANTIN DİLİ, DİNİ, IRKI BİLE KALMADI.
VE BİZLER ARTIK SADECE BU DURUMA SEYİRCİ OLARAK BAKAR OLDUK.
Siyasi yapı yıllarca verdiği mücadeleyi kazandı.
Çünkü biz ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİĞİN KURBANI OLDUK…
What's Your Reaction?






